Çeşitli Mezun Görüşleri

ENDER AYDIN ORAK


İstanbul

Hayatın her anını, hepimizin öleceği kaçınılmaz gerçeğini aklımızda bulundurarak yaşayabiliyor olsaydık, eminim hepimizin şu an olduğundan çok farklı bir hayatı olurdu. Evet, öleceğiz ve hepimizin içinde bir yerlerde, belki günlük kaygılarla, hayatın zorunlulukları, kalıpları içerisinde çok derinlere itilmiş bile olsa, bu hayatta kendimizden sonra bir iz bırakma, hatırlanmaya değer bir şeyler yapmış olma arzusu var. Sonsuzluğu öbür dünyanın öncesinde, bu dünyada yaşama arzusu ile bizden sonra yaşayan bir şeyler olsun istiyoruz hepimiz esasında. Hayattaki amacımız her ne olursa olsun, öncelikle temelde bu amacın gerçekten bizim amacımız olup olmadığını, hayatın bize dayattığı şeylerden mi oluştuğu, kendi seçimlerimizin mi bir sonucu olduğunun bilincine varmamız, sonrasında bunun hayatımızı adamaya değer bir amaç olup olmadığının farkındalığına ulaşmamız büyük önem arz ediyor. Bunun için de kendimizi tanımamız, hayata bakışımızı, yaptıklarımızı, yapmak istediklerimizi, nerede olduğumuzu ve nereye gitmek istediğimizi belirlememiz gerekiyor. Benim gözümde girişimcilik, bir şeyler üretme, kendisinden sonra anlamlı bir iz bırakma, insanların hayatında bir değişim yaratma, hayır ile yad edilme arzusuna karşılık kendi konforunu feda edebilmeyi, risk alabilmeyi, hayatın standart akışına, herkesin sizden beklediği şeyleri yapma dürtüsüne karşı koyabilmeyi, standartlarını zorlayabilmeyi, insanların sizin için çizdiği kalıpların dışına çıkabilmeyi ve bu yüzden eleştirilmeyi, zor duruma düşmeyi göze almayı, bir mücadele vermeyi ifade ediyor. Kendinizi adamanızı gerektiren her şeyde olduğu gibi girişimcilikte de temelde hedefiniz asla bir çıkar elde etmek olmamalı. Çünkü sürdürülebilir bir gelişime ve fark yaratan sonuçlara asla çıkar odaklı bir yaklaşım ile erişilemez. Bunun için kendinize bir değer sistemi ve bu değer sistemi ile çelişmeyen bir amaç inşa etmelisiniz. Gelişime, eğitime son derece önem veren ve aynı zamanda eğitmen kimliğine sahip olan birisi olarak açık yüreklilik ile ifade etmeliyim ki, Girişim Savaşçısı, hayatım boyunca aldığım en faydalı eğitim programıydı. Yukarıda bahsettiğim iç görünün bir ifadesi olan düşünce tarzının gelişmesinde bu programın bana büyük faydası oldu. Bir işi yapmaya karar verdikten, temelde o işin sizin için ifade ettiği anlamı belirledikten; yani "neden" sorusuna yanıt verdikten sonra, yanıt vermeniz gereken soru "nasıl" olmalı. Bu programda girişimciliğin hem neden'i, hem de nasılına yanıt veren müthiş değerli bilgiler bulacaksınız. Sınırlarınızı zorlayacaksınız. Kendinizi tanıma fırsatı bulacaksınız. Güzel insanlarla tanışacak, farklı hayatlara tanıklık edeceksiniz. Hayatınıza değer katan bir süreç geçireceksiniz. Velhasıl, girişimci olmayı bir arzu ya da bir hayal olmaktan çıkarıp gerçekliğe dönüştürmek adına çok önemli bir adım atmış olacaksınız. Yine görüşmek dileği ile, bir öğüt babında, Mark Twain'in güzel bir sözü ile bitirelim: "Bundan 20 sene sonra, o zamana kadar yaptıklarından daha çok yapmadıkların için hayal kırıklığı yaşayacaksın. Bu yüzden, bağlarından kurtul, güvenli limanlardan uzaklaş, yelkenlerinde yer değiştiren rüzgarları yakala. Fark et, hayal kur, keşfet.."