Çeşitli Mezun Görüşleri

SEVGİ TOPALOĞLU


Ordu

Hayatımda kendi adıma büyük değişiklikler yapmaya karar verdiğim an da Girişim Savaşçıları çıktı karşıma. Her şey aslında başvuru sürecinde yaşadığım sorunlarla başladı. Eğitime katılabilmek için gözümü karartmıştım ve asla pes etmeyerek burada olmaya hak kazandım. Hep bir hikayeniz olmalı denir. Bu eğitime katılırken başladı benim hikayem hem de hiç haberim olmadan. İlk günden itibaren Koç hep “Sizi birbirinize kardeş yapacağız” dedi. Gerçekten de biz burada kardeş olduk birbirimize, ne kadar anlatsam da bu eğitimi almayan biri ne demek istediğimi, birbirimize nasıl böyle güvendiğimizi anlayamadı. Anlatılmaz yaşanır derler ya işte tam olarak öyle. Burada kendimi buldum, kim olmak istediğimi buldum. Ekibin en küçüklerinden olarak burada en çok eğlenenlerden biri oldum. Kendimi bulma yolunda ki davranışlarımdan dolayı birliğim bana ‘Pıtırcık, minnoş, tırtıl’ gibi isimler buldular :) Örnek alabileceğim insanlarla çevriliyim, hepsi farklı donanımlara sahip insanların olduğu bu eğitimde tıpkı bir hamur gibi yoğruluyorum. Bununla da kalmayıp bir girişimcinin yıllar içinde sahip olacağı bilgi ve donanıma burada 2 ay gibi kısa bir sürede sahip oldum. Duygularımızı kontrol etmeyi imkansız diye bir şeyin olmadığını öğrendim. Sınırlarımızı zorlayarak ne kadar ileri gidebileceğimizi aslında yıllardır kendimize nasıl bir haksızlık yaptığımızı gördük. Burada en büyük savaşı kendimizle verdik artık yapamıyorum, dayanamıyorum dediğimiz her şeyi yaptık. Eğitimin içindeyken anlam veremediğim birçok şey eğitim bittikten sonra netlik kazandı. Eğitim bize her an her koşulda öğretmek, öğrendiklerimizi içselleştirmek üzerine kurulu çünkü hatırlıyorum. Eğitim bittiğindeyse bu özellikleri size kazandırdık, güçlü yönlerinizi buldunuz hadi şimdi gidin işinizi kurun denmiyor. Düşünüyorum da GİA olmasa nasıl bir boşluğa düşerdim. Girişim Savaşçısından önceki Sevgi hep bir arayış içindeydi şimdi ise aradığını bulmuş bir Sevgi var.